DÜŞÜNCELERİMİZİ PAYLAŞALIM
SEÇİMLER....
Seçimler denince ilkokuldaki başkanlık ve diğer eğitsel kolların seçimleri ilk aklıma gelenler. O zamanda en önemlisi başkan olmaktı. Diğerleri teselli gibi oluyordu ama hiçbir zaman başkanlığın dışındakiler benim için önemli değildi. Bu demekki değişik bir şey. Ya lider olacaksın yada o oluşumun dışında olacaksın.
Seçimlerde sınıfta en önde gelen herkesin kabul edeceği kişi seçilirdi başkan. Keşke ülke seçimleride aynı samimiyet duyguları içinde gerçekleşebilseydi. Defalarca seçimler gördük. Ancak bir dönem vardı ki artık belden aşağı vurmalar alenen oluyordu. Şimdi ise her ne kadar aşikar olmasada koltuk sevdası olanlar var bir yoklama çekiyor bakıyor ki ortam ona uygun değil tekrar kabuğuna çekiliyor. Bakıyor başkan olamayacak ya o zaman ortalıkta boy göstermeye gerek yok. Ancak çevresi o kadar gaz veriyor ki bazılarına birden kendini başbakan hissediyor ki atlıyor ortaya ama gerçekleri görünce atıyor kafasından tüm bu sevdaları.
Şimdi önümüzde önce cumhurbaşkanlığı seçimi var. Her ne kadar cumhur halk ise başkanını direk seçme hakkına bu halk sahip değil. Sebebi ise yıllarca her söylemde halka gidelim en iyi kararı halk verir demiş olsalarda bir çok konuda olduğu gibi gerçekte halka güvenilmez. Olurya meclisin herşeye rağmen seçtiğini halk seçerse ne bahane bulacaklar.
Siyaset tarihimizde bir zamanlar iktidar kendi varlığını devam ettirmek için çıkardığı kanunlar yıllar sonra o iktidarı tarihe geri dönemeyeceği şekilde gömdü. Bugün belki mevcut durum bazı yasalar senin lehine olabilir ama ileride şartlar o kadar değişir ki bir bakarsın seni iktidar yapan şartlar seni yok olmana sebep olur. Biz yönetilenler olarak yönetenlerin görüş, inanç,yaşam biçimleri,şekli önemli değildir. Bizler için önemli olan niyet ve icraatlardır. Ve bizler gazete ve tv lerde ne kadar büyük harflarla yazılırsa yazılsın gördüğümüze yaşadıklarımıza hissettiklerimize inanırız. Eğer bir inançsız kişi gün gelipte inandım diyor ise ve biz bunu kabul edebiliyorsak yıllar önce yaşamı ne olursa olsun bugün gördüklerimizin arkasında sen böyle diyorsun ama a slında sen böyle değilsin ben seni bilirm deme hakkına sahip değiliz. Yarın ne olacak diye tedirgin bir yaşamı ne çabuk unuttuk. En küçük bir olaydan herşeyin altüst olduğu bir ortamı unuttuğumuz gibi bugün o ortamda başrollerde olanlardan şimdi medet umar olduk buna şaşıyorum.
Yönetilenler şekle bakmaz yaşadığı dünya da kendine sunulanlara bakar. Ve bazı aydın geçinenlerin aksine onların tahmin edemedikleri kadar olayların farkındadır. Ancak nedense halkı aydınlatmak adına öyle senaryolar anlatırlar ki, aslında film yapsalar daha iyi iş yapar. Onlarda biz anlattık halk yedi sanar.
Türkiye geniş bir çoğrafyada çevremizde bir çok dost sanılan komşu yada müttefik olduğunu sandığımız ülkelerin kendi çıkarlarıyla uğraştığı bir ülkedir. Bunlarla birlikte yıllardır biriken bilerek yada bilmeyerek yapılan siyasi hataların sonucu bir çok sorunların olduğu bir ortamın içindeyiz. Samimi olarak tüm srounların çözümlenmesi çok kısa bir sürede olacak şey değil. Gerçekte sorunların çözümü için türkiye de bir ikdidarın tek başına yapacağı bir şey değildir. Ülkeyi oluşturan tüm birimleirn ortak çalışmasıyla mümkündür. Bir yerde kurtuluş savaşı ruhuyla mümkündür. Nasıl ki bir savaş anında önemli olan ortak amaçlar önceliklidir. Bu dönemde iktidar sevdası birbirini karalama özel çıkarlar vatan hainliğidir.
Dileğim türkiyenin istikrara ihtiyaç duyduğu bir ortamda birlik ve beraberliğimizi pekiştirecek seçim sonuçlarını görmektir. Bu geleceğimiz için çocuklarımız ve onların geleceği için gerekli şeylerdir. AKP den de tek beklentim particilikle hayatını devam ettiren kişileri ayıklamasıdır. Yıllardır işlerinin kendi çıkarları için bugün iktidar kimse onun yanında görünüp iktidarı şahsi çıkarları için bunu kullanan kişileri ayıklayıp herkesin hakkıyla çalışıp kazanmasını sağlamasını ve böylece adaletsizliği ortadan kaldırmasını istiyorum.